akparti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
akparti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Süper Teşvik Paketi Konuşması, Teşvik Alan Firm...



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın törende yaptığı konuşma şöyle:
Hanımefendiler beyefendiler sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Proje Bazlı Teşvik Sistemi'ni tanıtacağımız toplantıya katılımlarınız adına teşekkür ediyorum.
Geçtiğimiz yıl hazırlıkları tamamlanan 23 projeye ve bunların sahibi 19 firmamıza vereceğimiz teşvik belgelerinin hayırlı olmasını diliyorum. Ülkemizin gelişmesine büyümesine hedeflerine doğru ilerlemesine sağladıkları katkı için şükranlarımı sunuyorum.
Bu konuyu 23 proje ve 19 firma teşvik belgesi gibi bahsedince sıradanmış gibi görünüyor. 23 projenin 135 milyar lira yatırım bedeli olduğunu görüyoruz. Bu yatırımlar sayesinde 134 bin dolaylı istihdam ortaya çıkacak. Bu yatırımlar ihracatımıza 6 milyar 318 milyon dolarlık katkı sağlarken, ithalatımızın da 12 milyar 312 milyon dolar azalmasını sağlayacak.
47 milyara ulaşan cari açığımızda 19 milyar dolarlık bir iyileşme sağlamış olacağız. 2023 hedefleri konumunda çok önemli bir adım olarak gördüğümüz teşvik sisteminin hayata geçmesinde emeği olan dostlarımın hepsini yürekten tebrik ediyorum.
2003-2017 arasında ortalama büyüme oranımız 5.8 düzeyinde gerçekleşti. Geçtiğimiz yıl 7.4'lük büyüme ile ortalamanın üzerine çıktık. Birileri şunu söylüyor "Fazla büyüme hayırlı değildir" neden? Kıskançlık. Büyüme olmadıktan sonra ne işe yarar?
"BURADA BİR SİNYAL VEREYİM"
Türkiye büyüdükçe iş adamı, çalışanı ve devleti ile hep birlikte kazanacağız. Çalışanlarımızın milli gelirden aldıkları pay yüzde 30.5 düzeyine çıktı. 2005 yılında 19 milyon 600 düzeyinde olan çalışan sayımız 28 milyon 200 bine yükseldi. 10 milyona yakın istihdam artışı yaşandı. Kadın ve gençlerimizin iş gücüne katılım oranları istihdamdan daha hızlı arttığı için işsizlik biraz yüksek görünüyorsa da en kısa sürede tek haneli rakamlara indireceğiz.
Bu sezon hem turist sayısı hem gelir bakımından yeni rekorlara imza atacağız.
Burada bir sinyal vereyim, Doğu'yu ihmal etmeyin. Van, Ağrı ve Iğdır'ı ihmal etmeyin.
Oralarda altyapıyı yapmamız lazım ki İran'dan oraya turistler geldiği zaman rahatlıkla, özellikle Nevruz kutlamalarını yapabilsinler. Oradan Antalya, İstanbul aynı şekilde... Bizim bunları da kokuyu iyi alıp, nereye kimler gelebilir hazırlığımızı yapmamız lazım.
Bu büyümeyi devletimizi borç batağına sürüklemeden özel sektörümüzle gerçekleştirdik.
Vergi gelirlerinin neredeyse tamamına yakını borç faizlerinin ödemesine giden bir Türkiye vardı. 2002 yılında 119 milyar lira bütçe gelirine sahip Türkiye, 139 milyar lira borç ödemesi yapıyordu. 2017 yılında ise 630 milyar lira bütçe geliri elde eden Türkiye toplam 143 milyar lira borç ödemesi gerçekleştirdi.
"S-400 DİYORUZ BİRİLERİ RAHATSIZ OLUYOR"
Değerli arkadaşlar,
Akkuyu Nükleer Güç Santrali 22 milyar dolarlık bir yatırım ve inşallah 2023'te bunun ilk etabının açılışını yapacağız. Enerjimizin yüzde 10'unu buradan temin etmiş olacağız. Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin aynı zamanda ülkemize kazandırdığı, kariyeri yüksek gençler... Bu mühendislerimiz Rusya'da yetiştiriliyor. Sistem oturunca diğerleri de takipe edecek. 3.500 istihdam, 10 bine ulaşacak. Bunlar Türkiye'nin nereye gittiğini gösteriyor.
Sadece bu değil, savunmada attığımız adım. S-400 diyoruz birileri rahatsız oluyor. Türkiye kendi kaderini kendisi belirleyecek. Ortak paydalar bulabiliyorsa kimse bundan rahatsız olmasın. Yerli ve yenilebilir enerji kaynakları ile önemli çalışmalar yapıyoruz. Buradaki hesapta hemen kredi gayet uygun faiz oranı ile bize veriliyor, bununla birlikte bu adımı atıyoruz.
Daha önce hiç düşünülmemiş, uygulanmamış ve sağlanmamış teşviklere ihtiyaç var. Gelecektre cari açık, yüksek faiz borç prangasından kurtulmak için bu tedbirleri almak gerektiğini biliyoruz.
Yüksek faizden yatırımcıyı kurtaracaksın ki yatırım yapılsın. istihdam gelecek, istihdam olunca üretim sonra da ihracat olacak. Bu sistem de bu ihtiyacın neticesi olarak ortaya çıkmıştır. Eylül 2016'da kabul edildi ve 1 ay sonra da kabul edildi. Geçtiğimiz yılın 2'nci yarısında kamu ve özel sektörün katılımıyla ortak bir yatırım vizyonu oluşturuldu. Hangi desteklerin sağlanacağı somut olarak ortaya konulmuş oldu. Teşvik belgeleri ile ana başlıkları şu şekilde ifade edebiliriz
Teşvik kapsamındaki yatırımlara gümrük vergisi muafiyeti getiriliyor. Bu yatırımlardaki makine ve teçhizatları ile inşaat harcamaları için KDV istisnası sağlanıyor.
Teşvik belgesi sahiplerine yatırım tutarının iki katına kadar kurumlar vergisi indirimi veya 10 yıla kadar kurumlar vergisi istisnası sunuluyor.
10 yıla kadar sigorta primi işveren hissesi desteği, 5 yıl brüt aylık asgari ücretin 20 katına kadar nitelikli personel desteği, 10 yıla kadar gelir vergisi spotajı desteği veriliyor.
Finansman konusunda ise 10 yıl boyunca tüketimin yarısı kadar enerji desteği, yatırım tutarının yüzde 49'una kadar devlet sermayesi tutarı sağlanabiliyor.
Şimdi akdimizi yapmamız lazım. Türkiye'nin gerçek gündemi budur. Yön vermemiz gereken konular bunlardır. Ülkemde yatırım yapacak olan tüm yatırımcıların başımız gözümüz üstünde yeri var. Yeter ki bize güvenip inansınlar.
Verdiğimiz teşviklere devletin kaybı olarak değil milletimizin kazancı olarak bakıyoruz.
Bizden size takoz olmaz, önünüzdeki takozların temizlenmesi olur.

AK Partili Ünal'dan Kılıçdaroğlu'na Erdoğan yanıtı: Siyaset ağır mitomani vakasıyla karşı karşıya

AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "FETÖ'nün bir numaralı siyasi ayağı, Cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal eden zattır" sözlerine yanıt verdi. Ünal, "Siyaset ağır mitomani vakası ile karşı karşıya" dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu
AK Partili Ünal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 'FETÖ'nün siyasi ayağı' suçlamasında bulunan CHP lideri Kılıçdaroğlu'na sosyal medya hesabı üzerinden yanıt verdi.
Ünal Twitter hesabından yaptığı açıklamada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun artık siyasetin değil psikolojinin konusu olduğu mesajını paylaşarak, "Türk siyaseti çok ağır bir mitomani vakası ile karşı karşıya" ifadesini kullandı.
​Ünal, paylaşımına bir psikoloji terimi olan ‘mitomani'nin anlamının yer aldığı bir görsel de ekledi.
Kılıçdaroğlu, bugünkü grup toplantısında "Buradan ilk kez FETÖ'nün bir numaralı siyasi ayağı, Cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal eden zattır diyorum. Versin mahkemeye ispat edeceğim. Ne istedin de vermedik diyeceksin. Vali, kaymakam, general, rektör her şeyi verdin. Toprak verdin, üniversite verdin. Siyasi ayağı sensin arkadaş" demişti.

AK Partili Yağcı: Erdoğan'ın kapısında temizlikçi olurum

14 yıldır Bilecik Belediye Başkanlığı görevini yürüten AK Partili Selim Yağcı, "Recep Tayyip Erdoğan 'Gel Selim, benim kapımda temizlikçi ol' derse, temizlikçilik yaparım. Ben takım oyuncusuyum" dedi.
Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver
Sözcü'den Deniz Ayhan'ın haberine göre, 2004 yılında Bilecik'te belediye başkanı seçilen ve üç dönemdir bu görevi sürdüren Selim Yağcı, Bilecik Belediyesi Encümen toplantısında yaptığı konuşmada, kendisini eleştirenlere "Milletin emrindeysek şamar oğlanı da değiliz" yanıtını verdi.
Bundan sonra milletvekili adaylığını da düşünebileceğini söyleyen Yağcı, "Ben üç dönemdir belediye başkanlığı yapıyorum. Bunun benim adıma, şehrim adına yeterli olduğunu düşünüyorum'' dedi ve şunları söyledi:
'AK PARTİ'YE GELEN EN KÜÇÜK BİR ZARAR EN FAZLA BENİ YARALAR'
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Harun Karacan
"Siyasetin diğer noktaları ve milletvekilliği tabii ki düşünülür. Bundan sonra eğer partimin yetkili organları uygun görürse bundan büyük mutluluk yaşarız ama havalara uçmayız. Çünkü bunu sürecin devamı olarak görürüz. Ama olmazsa da küsmeyiz. Çünkü biz bu davanın adamıyız. Recep Tayyip Erdoğan, 'Gel Selim benim kapımda temizlikçi ol' derse, temizlikçilik yaparım. Ben takım oyuncusuyum. Liderim neyi emrederse, onu yapmaya hazırım. Biz bu yola baş koymuş insanlarız. AK Parti'ye gelen en küçük bir zarar, bunun bir neferi olarak en fazla beni yaralar."

AB, Türkiye'ye 3 milyar euro yardımı denetleyecek

AB, Türkiye'ye ev sahipliği yaptığı Suriyeli mülteciler için verdiği yardımları denetleyeceğini açıkladı. Denetlemenin sonuçlarının bu sene içerisinde açıklanması bekleniyor.
Avrupa Sayıştayı'nın salı günü yaptığı açıklamaya göre kurumun denetçileri, AB tarafından 2016 ile 2017 senelerinde Türkiye'ye Suriyelilerin Türkiye'deki yaşam koşullarını desteklemek için verilen üç milyar euro'nun kullanılmasının etkinliğini denetleyecek.
AB Komisyonu Göçmenlik Komiseri Dimitris Avramopulos
Deutsche Welle Türkçe'nin haberine göre, görevi Brüksel'in mali kaynaklarının nasıl yönetildiğini kontrol etmek olan AB Sayıştayı'nın denetçileri, fonun yapısı ve işleyişinin yanısıra yapılan yardımların sonuçlarını da teftiş edecek.
Avrupa Sayıştayı'nda bu fonun denetlenmesinden sorumlu denetçi Bettina Jakobsen, Türkiye'nin özellikle Suriye'deki savaş nedeniyle çok fazla göç aldığını ve 3 milyon 800 binden fazla kişi ile dünyanın en fazla sığınmacıya ev sahipliği yapan ülkesi olduğunu belirtti.
Jakobsen, "Bu nedenle AB'nin bu alandaki mali yardımının etkin bir şekilde gerçekleşip gerçekleşmediğini incelemek önemli" dedi.
Denetleme sonucunda ortaya çıkacak sonuçların bu sene içerisinde yayınlanması bekleniyor.
Türkiye'ye Suriyeli mülteciler için destek programı dahilinde AB, 2016 yılının başı ile 2017 yılının sonu arasında 72 proje ile 3 milyar euro değerinde anlaşma imzalamıştı. Avrupa Komisyonu'nun verilere göre Aralık 2017 itibarıyla bu projelere 1 milyar 85 milyon euro ödendi.

Eski İsrail Savunma Bakanı: Bolton bizden İran'a saldırmamızı istemişti

ABD'de Ulusal Güvenlik Danışmanı Teğmen McMaster oldu
ABD Başkanı Donald Trump'ın, Herbert Raymond McMaster yerine ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak atadığı John Bolton'ın ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Büyükelçisi olduğu dönem İsrail'i İran'a saldırmak için ikna etmeye çalıştığı belirtildi.
İsrail eski Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı Shaul Mofaz, 26 Mart tarihinde Yedioth Aharoth tarafından düzenlenen bir konferansta Bolton hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Jeruselam Post'un haberine göre Mofaz, Bolton'ın BM Büyükelçisi olduğu dönemde İsrail'in İran'a saldırması gerektiğine dair kendisini ikna etmeye çalıştığını söyledi.
Mofaz, böyle bir hamlenin ne ABD, ne de bir başka özne için 'bilgece' olmayacağını ekledi.
John Bolton, 15 aydan kısa bir sürede Trump'ın üçüncü ulusal güvenlik danışmanı olmuştu. Trump, geçtiğimiz yıl Michael Flynn'ın, bugün de Korgeneral Herbert Raymond McMaster'ın görevine son vermişti.

Suriye: Uluslararası toplum, Türk işgaline son verilmesi için derhal harekete geçmeli

Suriye yönetimi, uluslararası toplumu TSK’nın Afrin’den çıkması yönünde acil tedbirler almaya çağırdı.
Suriye devlet haber ajansı SANA'nın verdiği habere göre Suriye Dışişleri Bakanlığı, "Suriye bir kez daha işgalci Türk güçlerinin ön koşulsuz olarak Suriye derhal topraklarından çıkmasını talep ediyor. Suriye uluslararası toplumdan, Afrin'de yıkım ve kan akışına neden olan ve binlerce sakinini yerinden eden Türk işgaline son vermek için acil eylemler talep ediyor" diye açıkladı.
'GÜVENLİK TEHDİTİ YOK EDİLDİYSE NEDEN AFRİN'DEN ÇIKMMIYORSUNUZ?'
Türk yönetiminin teröre karşı mücadele ve kendi güvenliğini sağlama bahanesiyle ordusunu yürütüp Afrin'i işgal ettiğini ileri süren Suriye Dışişleri Bakanlığı, "Türkiye'deki iktidar parti yöneticilerinin açıklamaları diyelim ki gerçek, bu durumda şu soru ortaya çıkıyor: eğer güvenlik tehdidi yok edildiyse Adalet ve Kalkınma Partisi yönetimi daha neyi bekliyor ve neden, varlığı uluslararası hukukun eşsiz bir ihlali olan güçlerini geri çekmiyor?" dedi.

Mısır: Türkiye’nin Afrin’deki eylemleri Ermeni ‘soykırımını’ andırıyor

Mısır parlementosunun Arap dünyasından sorumlu komitesi, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki eylemlerini Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Ermeni katliamıyla karşılaştırdı.
Mısır
Mısır medyasının haberine göre komitenin açıklamasında, Suriye ve Irak'taki Kürtlere yönelik ‘ırkçı temizlik' uluslararası hukukun ciddi bir ihlali ve iki ülkenin bağımsızlığına karşı saldırganlık olduğu kaydedildi.
Açıklamada, "Bu yeni kitlesel imha bizlere, Birinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye'de Ermeni halkının maruz kaldığı katliamı hatırlatıyor" dendi.
Açıklamada ayrıca Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi'nin halen susması ve Türkiye'nin Suriye ve Irak topraklarından çıkmasına yol açacak herhangi bir karar almaktan uzak durmasının üzücü olduğu ifade edildi.

Eski Almanya Dışişleri Bakanı Gabriel: Afrin, Türkiye'nin ABD'ye mesajıdır

Eski Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Türkiye'nin, Afrin'deki Zeytin Dalı Harekatı'yla ABD'ye, kendisinin de bölgede söz sahibi olduğu ve Kürtlerin kontrolü altındaki herhangi bir yapılaşmaya izin vermeyeceği mesajını ilettiğini belirtti.
Gabriel, 'Der Tagesspiegel' gazetesi için 'Afrin sonrası Türkiye ve Batı — Afrin, ABD'ye bir mesajdır' başlığıyla yazdığı makalede, Türkiye'nin bu mesajı ABD'ye vermek için Suriye'ye kara birlikleri gönderdiğini ve hava kuvvetlerinin yaklaşık yarısıyla kendi tarihinin en büyük hava harekatlarından birini gerçekleştirdiğini kaydederek "Türkiye, Suriye'deki Kürt bölgelerine düzenlediği harekat için yüksek bir bedel ödemeye hazır: Artık Batı'ya bağlanmamak" ifadesine yer verdi.
"Afrin'e yapılan askeri müdahale, ABD'ye açık bir mesajdır: Suriye'deki savaş sonrası düzen Türkiye'nin onayı olmadan gerçekleşmemeli ve herhangi bir şekilde Kürt kontrolü altında oluşturulacak bir yapılanma Türkiye tarafından kabul edilemez" ifadesini kullanan Gabriel, YPG ve PYD'nin ABD'de olduğu gibi Avrupa ülkelerinde de terör örgütü olarak yasaklanmadığını ancak Türkiye'nin ve çok sayıda uluslararası gözlemcinin, PKK ile YPG/PYD arasında yapılan bu ayrımın suni olarak yaratıldığı görüşünü paylaştığına dikkati çekti.
'ABD YPG'Yİ SİLAHLANDIRARAK TÜRKİYE'Yİ KIŞKIRTTI'
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğluk
ABD'nin IŞİD'e karşı mücadelede YPG ve PYD'yi silahlandırıp Suriye'nin kuzeyinde bir Kürt yapılaşmasına izin vererek Türkiye'yi kışkırttığına işaret eden Gabriel, Türkiye'nin bu durumu kabullenmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle askeri mücadelenin süreceğini kaydetti.
'TÜRKİYE BATI'YA BAĞIMLI OLMAK İSTEMİYOR BU YÜZDEN ABD İLE OLASI BİR KRİZDEN KORKMUYOR'
Gabriel, Türkiye'nin, Batı'ya bağımlı olmak istemediğini, bu nedenle ABD ile olası bir krizin jeopolitik sonuçlarından da korkmadığını ifade etti.
ABD'nin, Türkiye ile olan ihtilafı ya kontrol edilebilir gördüğünü ya da Türkiye'nin jeostratejik önemini göz ardı ettiğini belirten Gabriel, "İlk tahmin bir hata olabilir. İkinci tahmin ise felaket sonuçlar doğuracaktır, özellikle de biz Avrupalılar için" değerlendirmesinde bulundu.
'SORUNLAR, RUSYA'YA KARŞI YAPILDIĞI GİBİ BAŞARISIZ KALAN YAPTIRIMLARLA ÇÖZÜLEMEZ'
Vladimir Putin
Gabriel, kötü sonuçların yaşanmaması için Türkiye ile ilişkiler konusunda tüm Avrupa ülkelerinin yeni bir strateji geliştirmesi gerektiğini vurgulayarak Türkiye'ye yönelik bazı eleştirilere rağmen Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesi konusunda daha fazla çaba harcanması gerektiğini, sorunların Rusya'ya karşı yapıldığı gibi başarısız kalan yaptırımlarla çözülemeyeceğini, Türkiye'nin de bu konuda endişe duymadığını belirtti.
'BİZİM ÇIKARIMIZ, TÜRKİYE'Yİ DAHİL ETMEK'
Türkiye'nin PKK'dan duyduğu endişelerin yersiz olmadığını ve bu örgütün uyuşturucu, silah kaçakçılığı ve şantajlar nedeniyle Almanya'da yasaklandığını kaydeden Gabriel, Türkiye'nin, terör örgütlerinin üstünlüğüyle kurulacak olası bir Kürt devletine hiçbir zaman izin vermeyeceğini ve gerekirse Rusya, İran ve Suriye'nin görmezlikten gelmesiyle bu terör örgütlerine karşı mücadeleyi sürdüreceğini ifade etti. Bundan da Moskova ve Şam yönetimlerinin karlı çıkacağını savunan Gabriel, "Bu nedenle bizim çıkarımız, Türkiye'yi jeopolitik açıdan dahil etmeyi sürdürmek olacaktır." ifadesine yer verdi.
Almanya - Türkiye
Gabriel, bu nedenle Türkiye ile tüm iş birliği imkanlarını mobilize etmeleri ve kazanabileceği çok şey olduğu duygusunu vermeleri gerektiğini vurgulayarak Suriye'deki askeri harekatın sona erdirilmesinden sonra Türkiye ile bir NATO üyesi olarak daha sıkı bir silahlanma iş birliği de yapılabileceğini belirtti.
Türkiye'nin Rusya ile silahlanma iş birliğini düşünmesinin önemli olduğunu kaydeden Gabriel, Türkiye ile yakınlaşmanın vazgeçilmemesi gereken zorlu bir yol olduğuna dikkati çekti. Yakınlaşma çabalarının başarılı olacağı konusunda bir garantinin bulunmadığını ancak tüm risklere rağmen bu yolda ilerlenmesi gerektiğini belirten Gabriel, "Türkiye'nin izleyeceği özel bir yol, Batı'dan, Avrupa ve NATO'dan uzaklaşması bizim ve Türkiye'de yaşayan vatandaşlar açısından çok daha büyük bir risk olur." ifadesini kullandı.

Fakıbaba: Bakan olsak ne olur, bu dünyada misafiriz

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, "Allah aşkına Kürt olsak ne olur, Arap olsak ne olur, Laz olsak ne olur, hepimiz Allah'ın kuluyuz. Bakan olsak ne olur, milletvekili olsak ne olur. Bu dünyada misafiriz" dedi.
Fakıbaba, Suruç ilçesindeki muhtarlarla, Belediye Konferans Salonu'nda istişare toplantısında bir araya geldi. AK Parti iktidarı olarak belediyelere ciddi manada destek verdiklerini belirten Bakan Fakıbaba, her mahalleye eşit hizmetin ulaşmasına gayret ettiklerini söyledi.
Birlik ve beraberliğin önemini vurgulayan Ahmet Eşref Fakıbaba, şöyle konuştu: "Bize inancınızı boşa çıkarmayacağımızı bilin. Allah rızası için buradayız. Allah aşkına Kürt olsak ne olur, Arap olsak ne olur, Laz olsak ne olur, hepimiz Allah'ın kuluyuz. Bakan olsak ne olur, milletvekili olsak ne olur. Bu dünyada misafiriz. Biraz sonra, 2 saat sonra kimin ne olacağını Allah bilir. Biz kardeşiz, konuşacağız, sohbet edeceğiz."
Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, Suruç Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Tarık Açıkgöz de ilçede yürütülen hizmetlere ilişkin katılımcılara detaylı bilgi verdi.
Muhtarların da talep ve önerilerini dile getirdiği toplantı, yaklaşık 4 saat sürdü.

TBMM'de kabul edildi: İnternete RTÜK denetimi geldi

Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK)Meclis gündeminde tartışılan tasarıda yapılan önerge değişikliğiyle, bireysel iletişim ie görsel işitsel içerik paylaşılabilen video paylaşım ve sosyal medya platformlarının düzenleme kapsamında olmadığı, erişimin engellenmesi kararının da internet sitesinin tümüne yönelik değil sadece ihlalin gerçekleştiği yayına yönelik uygulanacağı belirtildi.
Hürriyet'ten Turan Yılmaz'ın haberine göre, internet üzerinden yapılan yayınlara RTÜK denetimi geldi. Meclis’te görüşmeleri süren torba tasarının biraz önce kabul edilen buna ilişkin düzenlemesine göre, radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini sadece internet ortamından sunmak isteyen medya hizmet sağlayıcıları RTÜK’ten yayın lisansı, bu yayınları internet ortamından iletmek isteyen platform işletmecileri de yine RTÜK’ten yayın iletim yetkisi alacak.
EN GEÇ 24 SAAT İÇİNDE KARARA BAĞLANACAK
Yayın hakkı ya da lisansı bulunmayan ya da bu hak ve lisansları iptal edilen yayınlara ilişkin, RTÜK’ün talebi üzerine sulh ceza hakimi tarafından içeriğin çıkarılması ya da erişimin engellenmesine karar verilebilecek. Sulh ceza hakimi, RTÜK’ün talebini en geç 24 saat içinde duruşma yapmaksızın karara bağlayacak. Bu karara Ceza Mahkemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilecek. Yayın hakkı ve iletim lisansı verilmesi ile söz konusu yayınların denetlenmesi ve getirilen bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, RTÜK ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından 6 ay içerisinde birlikte çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek.
'İNTERNET SİTESİNİN TÜMÜNE DEĞİL, İLGİLİ BÖLÜME YÖNELİK'
AK Parti’nin önergesiyle düzenlemede yapılan değişikliğiyle, bu kararın gereği yapılmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gönderileceği metne eklendi.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) üyesi Doç. Dr. Hamit Ersoy
Önergeyle içeriğin çıkarılması ya da erişimin engellenmesi kararının uygulamasına ilişkin de düzenleme yapılırken, bunun gerekçesi de, “Bireysel iletişim ile görsel işitsel içerik paylaşılabilen video paylaşım ve sosyal medya platformları gibi kullanıcıların maddenin kapsamında bulunmadığı hususu açıkça düzenlenmek suretiyle bu konudaki tereddütler giderilmektedir. Sulh ceza haiminin kararını verirken tabi bulunduğu mevzuat açıklığa kavuşturulmuş ve böylece erişimin engellenmesi kararının internet sitesinin tümüne yönelik olarak değil, öncelikle ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verileceği hususu açıkça düzenlenmektedir” denildi.

Başbakan Yıldırım: 16 yılda 4 milyar 39 milyon fidan diktik, inanmayan saysın

Yeşil alan - orman
Başbakan Binali Yıldırım, "16 yılda 4 milyar 39 milyon fidanı toprakla buluşturduk. Bazıları diyor ki, bu kadar fidan dikilmemiştir. İnanmayan gitsin saysın" dedi.
Başbakan Binali Yıldırım, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde "Milletimizle Birlikte Daha Yeşil Türkiye Buluşması" etkinliğinde konuştu.
Başbakan Binali Yıldırım'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:
  • "Ormanlarımıza, su kaynaklarımıza sahip çıkma konsunda 16 yıldır çok büyük işler başardık. Yolları, köprüleri, tünelleri, havaalanlarını yaparken, çevreyi, ormanlarımızı, su kaynaklarımızı da asla ihmal etmedik. Oralara da önemli yatırımlar yaptık. Çünkü bu ülkenin 81 milyon vatandaşına olduğu gibi, taşına toprağına, kuşuna da sevdalıyız. Bu sevda ile 16 yıldır yollardayız. Bu sevda ile ülkemizi şenlendirmeye devam ediyoruz."
'KARA TOPRAKLA SADIK YAR OLMAK GEREKİR'
  • "İnsan topraktan ayrılmamalı, topraktan kopmamalı. Tabiatla barışık olan kendisiyle de barışık olur. Aşık Veysel gibi kara toprakla sadık yar olmak gerekir. Özellikle gençlere tavsiyemiz, toprakla uğraşması. Toprağımıza, ormanımıza gözümüz gibi sahip çıkmalıyız. Tarım, hayvancılık ve ziraat alanında kapasitemizi çok daha iyi kullanabiliriz. Bu alanlarda çok önemli destekler veriyoruz ve bu destekleri daha da geliştireceğiz."
'LAF ÜSTÜNE LAF DEĞİL, TAŞ ÜSTÜNE TAŞ KOYAN BİR İKTİDARIZ'
  • "Tarım desteklerini 1 milyar 800 milyondan 15 milyarın üzerine çıkardık. Hayvancılığı aynı şekilde destekliyoruz. Özellikle orman köylerimizin imkanlarının artırılması ve orman köylerimize mahsus yeni gelir alanlarının oluşturulması konusunda neler yapıldığını sayın bakanımız anlattı. Bal ormancılığı, ceviz ormancılığı gibi bir takım çalışmalar yapıldı.
  • "Bundan sonra da yapılması gereken ne varsa ülkemizin imkanları doğrultusunda en iyisini yapmaya çalışacağız. Çünkü başından beri biz ne diyoruz, "Laf üstüne laf koyan değil, taş üstüne taş koyan bir iktidarız." Sürekli iş yapmayı hedef alan, milletimizin yüzünü güldürmek, hayatını kolaylaştırmak için ilk günkü heyecanla çalışan bir iktidarız.
'MİLLİ AĞAÇLANDIRMA SEFERBERLİĞİ'
  • Üçüncü havalimanı

    "Son 16 yıl içerisinde özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2008-2012 yılları arasında Milli Ağaçlandırma Seferberliği başlatmıştık. Söz verdiğimiz gibi bu seferberliği büyük başarıyla tamamladık. Ağaçlandırmada yüzümüzü güldürecek bir sonuç ortaya çıktı. Şimdi de "Daha Yeşil Bir Türkiye'yi Birlikte İnşa Edelim" kampanyasını başlatıyoruz. Bugün itibarıyla bu kampanyayı başlatmış olacağız. Ülkemiz, insanlarımız, ormanlarımız için daha güzel bir gelecek için hayırlı uğurlu olsun.
  • "16 yılda 4 milyar 39 milyon fidanı toprakla buluşturduk. Bazıları diyor ki, bu kadar fidan dikilmemiştir. İnanmayan gitsin saysın. Çevremizdeki ülkelerdeki orman yangınlarına en önce ulaşıp söndürülmesine katkı sağlayan ülke olduk. Meteorolojik gözlem noktası sayımız 1840'a yükseldi, Türkiye, bölgesinde bu alanda lider konuma geldi. Çevre kirliliği bugün dünyada hem insanlar hem de diğer canlılar için tehdit oluşturuyor."

Erdoğan seçim güvenliği ve ittifak yasasını onayladı


Edinilen bilgilere göre, 7102 sayılı 'Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından, yayımlanmak üzere Başbakanlık'a gönderildi.
Konuya dair Cumhurbaşkanlığı'ndan şu açıklama yapıldı: "7102 sayılı "Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Anayasa'nın 89'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderilmiştir."

ABD Dışişleri Sözcüsü: Menbiç konusunda henüz bir anlaşma yok

Afrin
ABD Dışişleri Sözcüsü Heather Nauert yaptığı açıklamada, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun açıklamalarına mesafeli bir ton tercih ederek, "Menbiç konusunda henüz anlaşma yok. Türklerle Menbiç görüşmelerimiz sürüyor" dedi.
Nauert, "Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu önceki ABD ile Menbiç'in YPG'den temizlenmesi konusunda anlaştıklarını söyledi. Sizin de anlayışınız bu yönde mi?" şeklindeki soru üzerine şunları söyledi:
"Bizim yaklaşımımız tam olarak bu değil. Türk hükümetiyle pek çok görüşme yapıyoruz. Hala Türkiye ile bir anlaşmaya varmak için çalışıyoruz."
'ATEŞKES AFRİN'İ KAPSIYOR'
Afrin'in TSK tarafından kuşatıldığına ilişkin haberleri de değerlendiren Nauert, ellerinde bunu doğrulayacak bir bilgi olmadığını söyledi. ABD'nin Afrin'de olmadığını belirten Nauert, "Ancak bu durum dikkati IŞİD ile mücadeleden kaçırıyor" diye konuştu.
Nauert, BM tarafından Suriye'de ilan edilen ateşkesin Afrin'i de kapsadığı görüşünü de tekrarladı. Nauert, ABD'nin bu yaklaşımında bir değişiklik olmadığını kaydetti.

CUMHURBAŞKANI ( BAŞKAN ) 'Erdoğan'a başöğretmenlik unvanı verilsin' talebi

Bilal Erdoğan
TBMM Dilekçe Komisyonu'na başvuran bir vatandaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a başöğretmenlik unvanı verilmesini istedi.
İshak Üçüncü adlı vatandaş, komisyona sunduğu dilekçesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, okuma yazma seferberliği başlattığı ve teşvik ettiğini savundu.
© AA/ MUHAMMED ENES YILDIRIM
Bilal Erdoğan: Abdülhamid'i yediler, Tayyip Erdoğan'ı yedirmeyeceğiz
Üçüncü, dilekçesinde, "Cumhurbaşkanımızın bu gayretleriyle ülkemize ve eğitime büyük bir hizmette bulunuyor, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a başöğretmen unvanı verilmesi kanaatindeyim" ifadesini kullandı.
'VEKİLLER VE BAKANLAR KURULU YETKİLİ'
TBMM Dilekçe Komisyonu Başkanı Mihrimah Belma Satır ve komisyonun başkanlık divanı dilekçeyi inceledi. İnceleme sonucunda verilen yanıtta, dilekçede muhtelif kanunlarda değişiklik veya bazı alanlarda yasal düzenleme yapılmasının istendiğinin anlaşıldığı belirtilerek, kanun teklif etmeye milletvekilleri ve Bakanlar Kurulunun yetkili olduğuna işaret edildi.
'TBMM BAŞKANLIĞI'NA VE BAŞBAKANLIĞA GÖNDERİLDİ'
Bu kapsamdaki dilekçelerin komisyonda görüşülemeyeceği ifade edilen kararda, dilekçenin bir örneğinin TBMM Başkanlığı ve Başbakanlığa bilgi olarak gönderildiği ayrıca kanun teklifi ve tasarı gerektiren kararların milletvekillerine dağıtıldığı kaydedildi.

ESAD IN ASKERLERİ AFRİNE GİRDİ İDDAASI ZEYTİNDALI KOMUTASINI ETKİLEDİ Mİ ?

Reuters'ın son dakika olarak servis ettiği ve Hizbullah'ın medya organlarına dayandırdığı habere göre,
 Halep'ten Esad rejimine bağlı güçler Afrin'e giriş yapmaya başladı. Associated Press haber ajansı Suriye devlet televizyonuna dayandırdığı haberinde Türk jetlerinin konvoyun girdiği bölgeyi bombaladığını son dakika haberi olarak servis etti.
 Suriye devlet televizyonundaki bu iddia henüz doğrulanmadı. AA'nın aktardığı bilgiye göre; Afrin’e ilerlemeye çalışan rejim yanlısı terörist gruplar, uyarı amaçlı topçu atışı üzerine kente yaklaşık 10 km kala geri çekildi Habertürk muhabiri Çetiner Çetin'in edindiği bilgiye göre Afrin'e girmeye hazırlanan Esad rejimine bağlı Şii milislerin Hizbullah'ın kontrolündeki Nübbül ve Zehra'da toplandığı, gün içerisinde Afrin'de olacakları belirtiliyor. 
İlk grubun 270 kişiden oluştuğu ifade edildi. Afrin’e giden Esad rejimine bağlı paramiliter güçler Liva el Bakir'e bağlı. Suriye’deki iç savaşın ikinci yılında Hizbullah ve Tahran ortaklığıyla kuruldu. Tamamıyla Şii milislerden oluşuyor. 
Grup emirleri İran’ın dış operasyonlardan sorumlu komutanı Kasım Süleymani’nin görevlendirdiği komutanlardan alıyor. 
 Reyhanlı saldırısının faili terörist Mihraç Ural’ın da içinde olduğu 'Halk gücü' olarak tanımlanan terörist unsurların da bölgeye gittiği belirtiliyor.

AFRİN ZEYTİN DALI HAREKATI YPG VE PKK LI MİLİTANDAN ŞOK EDEN İTİRAFLAR S...

AFRİN VE RUSYA İLİŞKİSİ GİZLİ AMERİKA GÖRÜŞMELERİ PETROL KONTROLÜ TÜRKİY...

AFRİNE FÜZELERİ ATEŞLEYEN TÜRK ORDUSU ASKER KAMERASI İLK DEFA YAYINDA FÜ...

AFRİNE FÜZELERİ ATEŞLEYEN TÜRK ORDUSU ASKER KAMERASI İLK DEFA YAYINDA FÜ...

TÜRKİYE ORDUSU AFRİN ZEYTİN DALI OPERASYONU ÖZEL GÖRÜNTÜLERİ VE YPG DEN ...